Türkiye-Mısır yakınlaşması Yunanistan ve Kıbrıs basınında: ‘U dönüşü’

Yunanistan ve Güney Kıbrıs, Türkiye-Mısır ilişkilerinde son dönemde yaşanan ‘yumuşamayı’ mercek altına aldı. Son olarak 22 Kasım 2022’de Mısır ile ‘Arama ve Kurtarma Sahalarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Muhtırası’ imzalayan ve Maraş depremleri sonrası Türkiye ile ilişkilerinde normalleşme sinyalleri veren Yunanistan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 18 Mart’taki Mısır ziyaretini yakından takip etti. Son on yılda Mısır ile çok boyutlu işbirliği geliştiren Kıbrıs da Ankara-Kahire eksenindeki ilişkileri izledi.

Atina ve Lefkoşa’dan konuya dair ilk yorumlarda, Türkiye-Mısır ilişkilerindeki normalleşmenin ‘kayda değer bir gelişme’ olduğuna işaret edildi. Yunanistanlı ve Kıbrıslı kaynaklara göre, iki ülke arasındaki nihai normalleşme için zamana ihtiyaç var. Diğer yandan, bu normalleşmenin Atina-Lefkoşa-Kahire üçgenindeki ilişkileri köklü bir şekilde etkilemesinin beklenmediği görüşü hakim.

LEFKOŞA TEMKİNLİ: NORMALLEŞME ÇABALARI SÜRPRİZ DEĞİL

Kıbrıs Rum tarafı, Kahire’de Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri ile bir araya gelen Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Mısır’daki temaslarına ve Ankara ile Kahire arasındaki yakınlaşmaya ‘temkinli’ yaklaştı. Kıbrıs Haber Ajansı’nın aktardığına göre Lefkoşa’daki kaynaklar, “Türkiye-Mısır ilişkilerini normalleştirme çabalarında sürpriz bir unsur gözlemlemiyor” yorumunu yaptı.

Ajans, haberinde, “Lefkoşa, Kıbrıs Cumhuriyeti ile Mısır arasındaki ilişkilerin stratejik olduğunu ve iki ülkenin uluslararası hukuka ve ilkeli tutumlara sarsılmaz saygısı ortak paydasında inşa edildiğini tartışılmaz bir gerçek olarak görüyor” değerlendirmesine yer verdi. İsmini vermeyen kaynak, “Kıbrıs ve Mısır arasındaki yakın ilişkiler ve stratejik işbirliği kendisini son yıllarda Mısır’ın mükemmel ilişkilere olan bağlılığı ve Türkiye’den gelen tepkilere rağmen her düzeyde işbirliğini geliştirmesiyle kanıtladı. Ayrıca, bölge ülkeleriyle ilişkilerinin stratejik gelişimi sıfır toplamlı bir oyun olarak görülmüyor” yorumunda bulundu.

ATİNA: ERDOĞAN’IN GÖREVDE KALIP KALMAYACAĞI BELİRLEYİCİ OLACAK

Yunanistan dış politikasını yakından takip eden, konuya aşina bir kaynak da “Son on yılda ikili ilişkiler öyle darbelere maruz kaldı ki, normalleşmenin birkaç ay içerisinde gerçeğe dönüşmesi beklenmemeli. Birçok açıdan inanılırlığını ve diplomatik manevra kabiliyetini yitiren Erdoğan hükümetinin görevde kalıp kalmayacağı, birçok kritik mesele açısından belirleyici olacak. Mevcut hükûmetle bölgesel sorunların çözümünü bir hayli zor görüyorum. Ancak Ankara’da Cumhurbaşkanı değişirse o zaman bölgedeki dengeler köklü bir şekilde etkilenecek” değerlendirmesinde bulundu.

YUNANİSTAN BASINI: ZAMANA İHTİYAÇ VAR

Kaynağın görüşünü, Mevlüt Çavuşoğlu’nun Mısır ziyaretini takip eden Yunanistan basını da paylaştı. Yunanistan basını, ‘Kahire’deki temaslar hakkında normalleşme yolunda gerçekleştirilen ilk adım’ yorumunda bulunarak ‘Türkiye ile Mısır’ın ikili ilişkilerinin yeniden rayına oturtulması için zamana ihtiyacı olduğuna’ işaret etti.

Yunanistan kamu radyo televizyon kurumu ERT, Çavuşoğlu’nun temasları ile ilgili haberinde, ‘Türkiye’nin normalleşme yolunda ilk adımları atmaya başladığını, Türkiye üzerinden yayın yapan muhalif Mısırlı medya kuruluşlarının eleştirilerini sınırlandırdığı’ bilgisine yer verdi. Aynı haberde, önümüzdeki dönemdeki gelişmelere bağlı olarak Mısırlı ve Türk büyükelçilerin Ankara ve Kahire’ye dönebileceği gözlemine yer verildi.

Benzer bilgiler Yunanistan’ın Kathimerini gazetesinde de yer aldı. Gazete önceki haftalarda, normalleşme çabalarına rağmen Türkiye ile Mısır arasında büyük bir ‘uçurumun’ söz konusu olduğunu ve ikili ilişkilerde elle tutulur adımlar için zamana ihtiyaç olduğunu yazmıştı.

‘BİR U-DÖNÜŞÜ POLİTİKASI SÖZ KONUSU’

To Vima gazetesi ise uluslararası ilişkiler uzmanı Sotiris Serbos’un görüşlerine yer verdiği haberinde, “Yunanistan ile Mısır arasında imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmasına rağmen, Çavuşoğlu’nun Kahire ziyareti sırasında, Türkiye’nin Mısır ile diplomatik ilişkilerini büyükelçilik düzeyinden başlayarak geliştirmeye kararlı olduğunu belirttiği” ifadelerini kullandı.

Aynı haberde, “(Türkiye’nin dış politikasında) Bir u-dönüşü politikası söz konusu. Batı’dan da paraya ihtiyaç duyan büyük bir olayımız, bir depremimiz söz konusu. Ve birçok cephede çözüm bekleyen meseleler söz konusu. Bu konularda Türkiye en azından bir süreliğine el freni çekiyor. Öncelikler değişmiş durumda” yorumu da yapıldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir